Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin sergilediği Kont Dracula Balesini seyrettim!
12 Dec. 2013

Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin sergilediği Kont Dracula Balesini seyrettim!


IMG_0841Dün akşam Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği  “Kont Dracula” balesinin dünya prömiyerindeydim ve sanatçılarıyla söyleşiler yapma fırsatı buldum. Geceye ait videoya geçmeden önce bu muhteşem geceden ve defalarca izlenilesi eserden izlenimlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Eserin müziği, librettosu ve orkestranın yönetimi Romen sanatçı Bujor Hoinic‘e, koreografisi ise Nugzar ve Medeia Magalashvili’ye ait. Şunu hemen söylemeliyim ki, dansçılarla koreograflar arasındaki sevgi ve bağlılık değil gözle görülür, adeta elle tutulur gibi!

Ortaya çıkardıkları işlerin güzelliğinin biraz daha altını çizmek için hemen belirteyim; koreograf ikili, eserin projelendirilmesinden sonra yaşanan bazı aksaklıklardan dolayı devreye girerek çok kısa bir sürede dansları yazmak durumunda kalmışlar.  Sonuç inanılmaz. Bir aydan biraz fazla bir sürede eseri böylesi bir başarıyla sahneliyorlarsa ben bu ekibin makul bir sürede neler yapabileceğini düşünmeye korkuyorum.

Eser yetenekli solistleriyle de göz dolduruyor. Kont Dracula’yı Eren Keleş, Lord James’i Cankat Özer, Magdalena’yı Özge Başaran Onuk, Duke Luxembourg’u Burak Kayıhan, hancı’yı Hakan Odabaşı,  Lady Catherina’yı Sanem Subaygil, Lord James’in Yardımcısı Jean Louis’i de Kadir Okurer canlandırıyor.

Hoinic, Pavarotti’nin 1999 yılındaki güneş tutulması konserinden etkilenerek, eserine bir de opera eklemiş. Eserde Ricardo Ruggieri karakterini ödüllü tenor Oğuz Sırmalı, muhteşem performansıyla sahneye taşıyor.

Eser, müzikleri ve danslarının yanında dekoru, kostüm ve ışık tasarımıyla da göz dolduruyor. Ankara seyircisi, Savaş Camgöz’ü (dekor tasarımı), Gülay Korkut’u (kostüm tasarımı) ve Fuat Gök‘ü (ışık tasarımı) dakikalarca ayakta alkışladı.

Son olarak, eserin librettosundan da bahsetmeden geçemeyeceğim, zira çok etkileyici bir hikaye ve baleye çok yakışmış. Eser, Osmanlı döneminde “Kazıklı Voyvoda” adıyla tanınan Dracula’nın hikâyesini sahneye taşıyarak bale sanatı konusunda ezberleri bozan eserler arasında yerini aldı kanımca. Eserde iyiyle kötü arasındaki mücadele, korku, hüzün, romantizm, aşk ve hırs çok başarılı biçimde işleniyor.  Eserde oldukça karanlık sahneler var ve orkestranın da daha sert notalar bastığı, perküsyonun ön plana çıktığı bu sahnelerde tüylerinizin diken diken olmaması mümkün değil.

Klasik balenin estetiğini ve tiyatronun sürükleyiciliğini bir araya getiren eserde dansçıların oyunculuk yeteneklerini, başarılı mimik kullanımlarını takdir etmek lazım.

Teknik ve ruhu başarılı bir biçimde birleştiren bu eser, tüm sanatseverlere şiddetle tavsiye edilir…



About the author


Leave a Reply

* fields required