Tom Englund ile Söyleşi
03 Mar. 2013

Tom Englund ile Söyleşi


Şubat ayında Belçika’daydım ve Epysode II kayıtlarına şahit oldum.

Tom Englund”la da bir söyleşi yaptık elbette… İşte detayları!

Lady Obscure: Tom, öncelikle bana zaman ayırdığın için teşekkür ederim.

Tom Englund: Ben teşekkür ederim.

Lady: Evergrey senin hayatın oldu. Bir dolu şey yaşadın, iyi günler, muhteşem günler ve tabii kötü günler. En önemlilerinden biri 2010 yılındaki grup üyelerindeki değişiklik oldu. 5 üyeden üçü gitti (Jonas Ekdahl, Jari Kainulainen ve Henrik Danhage gruptan ayrıldı, yerlerine Marcus Jidell [Royal Hunt] ,Johan Niemann [Therion, Evil Masquerade, Tiamat], Hannes Van Dahl katıldı). Eminim bununla ilgili milyonlarca soru yanıtlamak durumunda kalmışsındır, o nedenle ben bu konuyla ilgili sormamaya gayret edeceğim.

Tom: Yo lütfen, istediğini sorabilirsin.

Lady: Harika! Peki, kabul etmek lazım ki böylesi bir değişim bir grup için oldukça hassas bir dönüm noktası ve konuyla ilgili basitçe iki tane teori var ortada. Biri bu değişimin Evergrey için çok iyi olduğu, diğeri ise Evergrey için bir kan kaybı olduğu yönünde.

Tom: Ki bu tamamen doğru. Ben bu adamlarla 10 seneyi aşkın beraber müzik yaptım ve Evergrey’in önemli değerleriydi onlar. Ama öyle bir noktaya geldik ki % 100 bizimle değillerdi. Bizim müzik yapma biçimimize de uymuyordu bu durum. Bu gayet bilinçli ve ortak alınmış bir karardır. Şunu da söylemem lazım ki şu anda ilişkilerimiz gayet iyi.

Lady: Zor olmadı mı peki? Bir anda sen ve Rikard kaldınız?

Tom: Zor olmaz mı?! Jonas ve Henrik’in gitmesi gerekiyordu, o kesin. Sonra Rikard’la ben kafa kafaya verip, şimdi ne yapacağız dedik. Grubu dağıtmayı bile düşündük.

Lady: Olamaz!

Tom: Aynen. 3 ay sonra, yeniden üretmeye başladık. 1 haftada üç şarkı yazdık. Sonuçtan da çok memnun kaldık ve dedik ki evet bizim devam etmemiz lazım… Bizim hayatımız bu. Yeni grup elemanlarını bulmadan önce 10 şarkı hazırdı.

Lady: Onların katkıları oldu mu parçalara?

Tom: Mmmm evet. 3 şarkıyı Marcus’la ben beraber yazdık. Ama aslına bakarsan diğer tüm elemanların bestelere katkısı oldu demek lazım. Sonuçta grup olma ruhunu yeniden yakalamıştık. Bu bile başlı başına bir katkı zaten.
Lady: Marcus , Johan ve Hannes seçme yapılarak mı alındı gruba?

Tom: Hiç seçme olmadı, üçünü de kontaklarımız aracılığıyla bulduk.

Lady: Kapsamlı bir turne yaptınız beraber. İzlenimim de çok iyi vakit geçirdiğiniz yönünde.

Tom: hmm (imalı biçimde gülüyor).

Lady: İlk defa yeni grup arkadaşlarından ayrı seyahat ediyorsun sanırım, en azından müzikle bağlantılı olarak. Senin ‘kankalar’ olmadan seyahat etmek nasıl bir duygu?

Tom: İğrenç! Haha.. Hakikaten havaalanına geldim ve içim bir tuhaf oldu… Ürkütücü! Albümden önce 1 yıl albümden sonra da geçtiğimiz Şubat ayına kadar aralıksız turneydik. 2,5 yılımız beraber yollarda geçti. Evet, onlarsız yola düşmek çok tuhaf bir duygu.

Lady: Şu an gündeminizde ne var? Turneye devam mı? Festival ya da konser?

Tom: Tabii tabii.

Lady: Oh harika, bize söyleyebilir misin hangileri? Aklında mı şu an?

Tom: (gülüyor) hayır.

Lady: Haha anlıyorum. Peki stüdyo? Yeni albüm çalışmaları var mı?

Tom: Düşünüyoruz, düşünüyoruz. Bizim yaklaşımımız biraz farklı. Şu an hiçbir müzik şirketiyle bağlantımız yok.

Lady: A gerçekten mi?

Tom: Evet bu bir tercih.

Lady: Inside Out’la tekrar çalışmayı düşünür müydünüz?

Tom: Ben şu an her şeyi değerlendiririm ama açıkçası bir müzik şirketiyle albüm çıkaracağımızı hiç sanmıyorum. Çünkü insanlar artık albüm satın almıyor. Artı, kendi başına da harika işler yapabiliyorsun. Bir dolu güzel fikrimiz var, bakacağız bakalım o fikirlerle neler olur.

Lady: Neredeyse 20 yıllık başarılı bir müzik kariyerin var. Geldiğin noktadan mutlu musun?

Tom: Hayatımda daha mutlu olduğum bir an hatırlamıyorum.

Lady: Harika! Peki, mutlu bir adam olarak o kasvetli, karanlık parçaları bestelemek ve çalmak zor olmuyor mu?

Tom: İmkansız.

Lady: Başarıyorsun ama.

Tom: E harika. Ben şimdi gelecek albümde kimseyi ikna edemeyeceğim (kafasını sallayıp, gülüyor).

Lady: Haha , üzgünüm (değilim! 😛 ). Pekâlâ, bu sorum daha çok bir hayran sorusu… “A Night to Remember” gelmiş geçmiş en çok sevdiğim DVD’lerden biri. Kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum bile. Yapacak mısınız bir tane daha?

Tom: Evet, evet muhtemelen. O DVD’nin üstüne çıkmak zor tabii. Çok harika bir tiyatro sahnesi (Stora Teatern), her şey çok güzel görünüyor. Prodüksiyon şahane! O yüzden şimdi tersten gitmeyi planlıyoruz, böyle köhne bir barda mesela. O da gayet etkileyici olur.

Lady: Kesinlikle. Haber verirsen orda olmak isterim.

Tom: Anlaştık.

Lady: Son bir sorum var… Son albümde eşin Carina, hatta kızın bazı vokalleri yaptı. Oldukça tiz vokaller, sahnede bu kısımları kim söylüyor?

Tom: Onların olduğu şarkıları çalmıyoruz.

Lady: Hm. Anladım.

Tom: Yani çalıyor olsaydık da… Bilmem ki, o şarkıları çalmıyoruz…

Lady: Seninle turlara katılmıyor henüz o zaman?

Tom: Hayır. Gerçi şu DVD sahnesini yaptığımızda ki ABD’de de yaptık, her şeyi ve herkesi getirmiştik. Bir tek yaylı kuartetini getirmedik, Atlanta’dan bir başka kuartet katıldı bize. Ama koro oradaydı, yani özel gösterilerimiz de oldu Carina’nın da katıldığı. Yani sonuçta grubun bir üyesi değil, hani çok önemli bir kısımda konuk şarkıcı ama grubun turlarına katılmıyor.

Lady: O zaman gelecekte de böyle mi olacak? Kayıtlarda ikisinin de katkısı olacak ama sahnede o şarkıları çalmayacak mısınız?

Tom: Yo, şart değil aslında. Sonuçta şarkısına bağlı – mesela klibi olan bir şarkıysa tabii ki sahnede çalmamız gerekir. Sonuçta sahnede de o büyük koro kısımları gibi kayıttan verilen bir sürü şey oluyor – böyle bir durumda o kısımlar da kayıttan verilir diye düşünüyorum. Ama tabii mesela gelecek bir albüm için hiçbir zaman önceden şu kişiler de dâhil olsun demiyoruz; daha çok albümü yaparken “şu kısma bu lazım” şeklinde çıkıyor böyle şeyler ortaya.

Lady: O zaman, bu başarılı kariyerini kutlar ve bana zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.

Tom: Ben teşekkür ederim.

Lady: “Aşmış bir kişiyim” dışında söylemek istediğin başka bir şey var mı?

Tom: İnanılmaz bir adamım ben!

Lady: Hahahaah, Çok teşekkürler!

Lady: Haydi partiye! Vu-huuu!

Tom: Vuuu-huuu!

Lady: Bu da kameramanım Epysode’ın muhteşem klavyecisi Julien Spreutels … Selam bayım! Yardımların için teşekkürler!

Julien: (Brutal vokal sesiyle) Bir şey değil.

About the author

Tags


Leave a Reply

* fields required